français | Türkçe

giriş

15.SUNA KIRAÇ LİSELER ARASI ÖYKÜ YARIŞMASI’NDA BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi öğrencisi Tuğba T., 15. Suna Kıraç Liseler Arası Öykü Yarışması’nda birinci seçildi.

Koç Lisesi’nin bu yıl 15’incisini düzenlediği "oyun" temalı Suna Kıraç Liseler Arası Öykü Yarışması’nda 10-F sınıfı öğrencimiz Tuğba T. “Kırık Cam Parçası” adlı öyküsüyle birincilik ödülüne layık görüldü. Öğrencimizin başarısını kutluyor, Tuğba’yı geleceğin başarılı öykücüleri arasında göreceğimize yürekten inanıyoruz.

Öğrencimizin ödül töreninde yaptığı kısa konuşmayı aşağıda bulabilir, öyküsünü ise ekteki belgeye tıklayarak okuyabilirsiniz:

"Merhaba, ben Tuğba T. Öncelikle şu an her ne kadar internet aracılığıyla sizlerle konuşabiliyor olsam da burada olmaktan ne kadar gururlu olduğumu belirterek konuşmama başlamak isterim. Bildiğiniz üzere bu yarışamaya okulum Notre-Dame De Sion aracılığıyla katıldım. Hatta şu an okulumda, sınıfımdayım. Beni daha iyi anlayabilmeniz adına bazı şeylerin üstünden hızlıca geçmek isterim.

Yazı yazmak, yazmaya çalışmak, küçüklüğümden beri yaptığım bir uğraştı. Bundan hiçbir zaman vazgeçmedim ve vazgeçebileceğimi de düşünmüyorum. Kimi insanlar vardır okurlar, okumak onlara yeter ama bana yetmedi. Benim ilgimi ürünler değil, o ürünlerin çıkış hikâyeleri, süreçleri çekti. Eskiden beri en sevdiğim aktivitelerden biri uyumadığım gecenin sabahı, kuş cıvıltılarıyla birlikte kahvemi yudumlarken bilgisayarımda şiir yazmaktır. Kimi zaman öykü yazmayı denerim kimi zaman şiir... Yazdıklarımın güzel olup olmadığına kim karar verir, verdiği karar doğru mudur onu da bilmem gerçi hiçbir zaman da bilemedim. Bu yüzden hep, katıldığım bu yarışmalarda öykülerimin bir köşeye atılıp unutulduğunu varsayarım, varsayardım şu ana kadar.

Şimdiyse çok kısa bir şekilde “oyun” temasının zihnimde ne çağrıştırdığını ve neden böyle bir öykü yazdığımı size özetleyeyim: Yarışma şartlarını okurken temayı gördüğümde aklıma ilk olarak bilgisayar oyunları geldi. İçinde bulunduğumuz çağda bu düşüncenin bir anda belirmesi çok da şaşırtıcı olamazdı. Biraz daha düşününce aklıma küçükken oynadığımız oyunlar geldi. Oyunları teker teker düşünmeye başladım fakat bir yerde durdum: “Yağ satarım bal satarım ustam öldü ben satarım...” Bu tekerlemenin sözleri nereden gelmişti?

Ustasının ölümüne şahit olmuş bir çırak... böyle düşünmeye başlayınca kafamda bir şeyler canlanmaya başladı. Oyun kelimesine farklı açılardan da bakabiliriz aslında mesela bir kişinin bir başkasına oynadığı oyun olabilir, diye düşündüm. Yazmış olduğum öykü de iç dünyasında hapsolmuş bir çırağın hikâyesi. Nasıl yorumlamak isterseniz öyle. Benim zihnimde mükemmellik öyle uzak ki yaptıklarıma, kendi açımdan bakınca neden burdayım diye sorgulamaktan alamıyorum kendimi. İşte, bazen de neden buradayım demek yerine, iyi ki buradayım demek gerekir. O da bu anlardan biri. Beni ve öykümü bu ödüle lâyık gördüğü için yarışmayı düzenleyen Koç Lisesi’ne ve öyküleri değerlendiren sayın jüri üyelerine teşekkür ederim."

Ekler

Kırık Cam Parçası - Suna Kıraç Liseler Arası Öykü Yarışması

recherche


Moodle Sınav Takvimi Veli / Bilgi E-OKUL web-mail