français | Türkçe

giriş

Kargalar vak dedi-2

"Kargalar Vak Dedi" - 2

Yazmak hatırlamanın, hafızayı diri tutmanın, yüzleşmenin, ayakta kalmanın, direnmenin ve dayanmanın aracı ya da hiçbiri. Kurtarıcı ya da hiçbir şey. Buralardaki belirsizlik yazmanın, yazmaya devam etmenin, anlatmanın en itici gücü, kışkırtıcısı olsa gerek.

Biz Edebiyat Atölyesi olarak okuyup, izleyip, tartıştık. Tamam, anlatacak hikâyeler vardı, ama nasıl anlatacaktık?

Norman Lock’un "Boğuntulu Masallar"ındaki kısa öykülerde nesnelerin intikâm almaya nasıl da heveskâr olduğunu görüp "ya bir gün bizden intikâm almaya çalışırlarsa" diye sorduk. "Dengeler Değişirse" başlığı altında yazdığımız öykülerde seçtiğimiz nesnelerle boğuştuk.

Yazı yaradan, yokluktan, yarıklardan, fekatlerden... sızıyordu çoğunlukla. Çok kötü, çok çirkin, çok iğrenç olarak adlandırılan/kodlanan bir durum ya da nesneyi öyle anlatalım ki öyküdeki kişiyi/kişileri ya da okuru onunla buluşmaya, onun üzerinde düşünmeye, mesela onu ağzına atıp yemeye kışkırtalım istedik. Bu yazılarak mümkün müydü? Gülayşe Koçak’ın "Yaratıcı Yazmanın Hazzı" adlı kitabındaki örneklerden hareketle sorduk bu soruyu. "Bildiğiniz Gibi Değil" başlıklı bölümdeki öyküleri yazarak da yanıt buşmaya çalıştık.

Peki kendimizin dışına çıkıp bir başkasının gözü, bedeni, bakışı, zihni, kalbi olabilecek miydik? Bu en zoruydu; zira öğrendiğimiz, kimi zaman hiç sorgulamadan kabullendiğimiz toplumsal cinsiyet rollerimizle de hesaplaşmamız gerekiyordu şimdi. Can Candan’ın yönettiği "Benim Çocuğum" adlı belgeseli izledik. Çocukları LGBT (lezbiyen, gey, biseksüel, trans) olan Türkiyeli bir grup anne–babanın anlattıklarından hareketle onların anlattığı çocuk olmaya, onun kimliğine/yerine geçmeye ve oradan konuşmaya çalıştık. Neler yaşamışlardı acaba okulda, sokakta, alışveriş merkezinde? "Ne İsem O Değilim / Ne Değil İsem Oyum" başlık altında topladık yazdığımız öyküleri.
Sadece yaşam dar gelmezdi insana. Bazen sahiden dar alanlarda, mekânlarda sıkışıp kalabilirdik. Nasıl olurdu bu? Abbas Kiarostami’nin "Ten" adlı filmini izledik. Bir mekânda sıkışmışlık halini anlattık "Dar Alanda Kısa Paslaşmalar"*başlıklı bölümdeki öykülerde.

Biz Işıl Özgür, Ezgi Yaramanoğlu, Sofi Farazande, Natela Akalın, Ali Kaan Özden, Cansu Dilege yazdık. Yazdıklarımızı hep beraber didik didik ettik. Eleştirdik. Çekinmeden tartıştık. Baştan, yeniden yeniden yazdık. Ekledik, çıkardık... Ceminay Kara ve Biget Ulutaş çizdi. Berk Aksakal tasarım ve düzenlemeyi yaptı.

Ve işte "Kargalar Vak Dedi"
NDS Edebiyat Atölyesi

*Serdar Akar’ın yönettiği bir filmin ismidir.

Ekler

Kargalar vak dedi-2

recherche


Duyurular

Moodle Sınav Takvimi TICE (Dijital Ortam Eğitimi Paylaşımları) Veli / Bilgi Veli-Öğretmen Görüşme Günleri E-OKUL web-mail